Orta Doğu’ya konuşlandırılmak üzere onlarca Amerikan ve İngiliz savaş ve yakıt ikmal uçağı hazır bekliyor. Bazıları Katar’daki El Udeyd Hava Kuvvetleri Üssü’ne ulaştı bile.
Amerika’nın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, güçlü bir saldırı grubuyla Akdeniz’e doğru ilerliyor:
- USS Normandiya kruvazörü
- 3 Arleigh Burke sınıfı güdümlü füze destroyeri
- F/A-18, E-2D, EA-18G ve MH-60 ile Hava Filosu 8
İngiliz RC-135W Rivet Joint SIGINT uçağı (ZZ666), RAF Waddington’dan ayrılarak Orta Doğu’ya doğru yola çıktı. Uçak, burada radar, iletişim ve elektronik sinyalleri izleyerek gerçek zamanlı istihbarat sağlayacak.
Bu tip uçakların El Udeyd üssüne daha önce konuşlandırılması, İsrail saldırısından 23 gün önce, 21 Mayıs 2025’te gerçekleşmiş, ardından saldırının gerçekleştiği gün olan 13 Haziran’da havalanmıştı.
Tahran, ABD ve müttefiklerinin artan askeri varlığı karşısında pasif kalmıyor. İran İslam Cumhuriyeti Ordusu ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) maksimum muharebe alarmına geçirildi. Silahlı kuvvetleri olası bir çatışma senaryosuna hazırlamak için ülke genelinde geniş çaplı askeri tatbikatlar yürütülüyor.
Aynı zamanda İran kanalları ve medyası, “Amerikan-Siyonist koalisyonu” ile yaklaşan çatışmadan giderek daha fazla bahsediyor. İranlı gazeteci Mehrdad Halili: “Hazırız ve tetiği çekiyoruz.”
Ayrıca Yemen’deki Husiler, ABD ile daha önce varılan ateşkesi sona erdirdiklerini ve büyük Amerikan petrol ihracatçılarına saldırı düzenlediklerini duyurdu. Militan gruplar, ExxonMobil ve Chevron’a ait altyapı tesisleri de dahil olmak üzere Kızıldeniz’deki hedeflere saldırı düzenlediklerini duyurdu.
İngilizler ve Amerikalılar, daha önce Husilere karşı askeri operasyonlar düzenlemişti; bu operasyonlar, esas olarak Bab el-Mendeb bölgesi ve Kızıldeniz’deki uluslararası nakliye araçlarına yönelik saldırılara yanıt niteliğindeydi. 2024’ün başlarından bu yana koalisyon güçleri, isyancıların savaş kabiliyetlerini zayıflatmak amacıyla Yemen’deki hedefleri http://m.in defalarca vurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün ABD Başkanı Donald Trump ile de bir araya geldi. Resmi görüşmeler Gazze Şeridi’ndeki savaşın çözümüne odaklansa da, kapalı kapılar ardında İran ve Husilere karşı olası bir askeri operasyon konusunda somut önerilerde bulunulmuş olabilir. Orta Doğu’daki çatışmanın tırmanması durumunda ABD’nin olası müdahale senaryolarını görüşmüş olmaları muhtemel.
Bu yılın Haziran ayında İsrail Savunma Kuvvetleri ile İran kuvvetleri arasında yoğun hava muharebelerine sahne olan 12 Gün Savaşı’nı hatırlamakta fayda var. Savaş ateşkesle sona erdi ve İranlılar uranyum zenginleştirmeye ve nükleer potansiyellerini artırmaya devam ederken durum gerginliğini koruyor.
Durum Değerlendirmesi
ABD, İngiltere ve İsrail’in İran ve Yemen’deki Husiler (Husi hareketi) ile yeni bir çatışmaya hazırlandığına dair güçlü işaretler var. Bu, Haziran 2025’teki 12 günlük İsrail-İran savaşının (Twelve-Day War) ardından, bölgedeki gerilimin yeniden tırmanmasıyla ilgili. Haziran’daki çatışma, İsrail’in İran’ın nükleer tesisleri, hava savunma sistemleri ve füze üretim merkezlerine yönelik sürpriz saldırılarıyla başlamış, İran’ın misillemeleriyle sınırlı kalmıştı. Ancak son haftalarda (Eylül 2025 sonu), ABD’nin askeri yığınak yapması, İsrail’in savunma sistemlerini güçlendirmesi ve Husi tehditleri, yeni bir tırmanışa işaret ediyor. Aşağıda, son gelişmeleri ve tarafların pozisyonlarını özetliyorum.
Ana Gelişmeler (Son 1-2 Hafta, Eylül 2025)
- ABD’nin Askeri Hareketliliği: ABD Hava Kuvvetleri, Avrupa’dan Orta Doğu’ya (özellikle Katar’daki Al-Udeid Üssü’ne) en az 30 KC-135 yakıt ikmal uçağı ve KC-46 tankerlarını kaydırdı. Bu, Haziran savaşı öncesi görülen hareketlere benzer ve savaş uçaklarının (muhtemelen F-35’ler) İran’a karşı olası bir operasyonu destekleyeceği spekülasyonlarını artırdı. Ayrıca, ABD’nin 8 THAAD füze savunma bataryasından 4’ünü İsrail’e konuşlandırdığı bildirildi. Bu, İsrail’in hava savunmasını 700-1000 füzeye çıkarıyor, ancak Haziran’daki gibi bir İran misillemesi için yetersiz kalabilir.
- İsrail’in Hazırlıkları: Başbakan Netanyahu’nun Washington ziyareti sonrası, İsrail’in İran’ın nükleer ve stratejik askeri hedeflerine (hava üsleri, füze depoları) yönelik yeni bir saldırı planladığına dair raporlar arttı. İsrail, Haziran’da İran’ın hava gücünün çoğunu gizli tutmasını önleyememiş, ancak altyapıya ağır darbe vurmuştu. Şimdi, İran’ın MiG-29’larını ve radar sistemlerini hedef alabilir. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Husi füzelerini de engellemek için THAAD entegrasyonu yapıyor.
- İngiltere’nin Rolü: İngiltere, ABD ile koordineli olarak Haziran’daki gibi deniz ve hava destekleri sağlayabilir. Parlamento Kütüphanesi raporlarına göre, İngiltere İran’a karşı “snapback” yaptırımları (2015 nükleer anlaşmasından kalan mekanizma) Ekim 2025 sonunda devreye sokabilir. Bu, ekonomik baskıyı artırırken, İngiltere’nin Kızıldeniz’deki HMS gemileriyle Husi saldırılarına karşı devriye yaptığını gösteriyor. İngiltere, İsrail-Hamas ateşkesini (Ocak 2025) desteklese de, Husi saldırılarının yenilenmesiyle (Mart 2025’ten beri) askeri seçeneği masada tutuyor.
İran ve Husilerin Tepkileri:
- İran: Son günlerde Imam Humeyni Uzay Limanı’nda gizli bir füze testi yaptı (muhtemelen kıtalararası balistik füze). İran, İsrail’in olası saldırısına yüzlerce balistik füzeyle yanıt vereceğini açıkladı. Haziran savaşı sonrası, İran 7000 kg düşük zenginleştirilmiş uranyum stokladı ve hava savunma sistemlerini onarıyor. Mossad ajanlarını idam ederek iç tehditlere karşı alarmda.
- Husiler: Trump ile Mayıs 2025’te ateşkes sonrası ABD tankerlerine saldırılarını durdurmuşlardı, ancak şimdi 13 ABD enerji şirketine (ExxonMobil, Chevron dahil) “yaptırım” ilan ettiler. Bu, Trump ile ateşkesi fiilen bitiriyor ve Kızıldeniz’de ABD tankerlerine saldırı tehdidini artırıyor. Husiler, İran’ın “Direniş Ekseni”nin tek güçlenen kolu olarak, İsrail’e füze ve drone saldırıları yapıyor. Haziran’da İsrail’e 180 balistik füze fırlatmışlardı.
Tarafların Pozisyonları ve Riskler
| Taraf | Ana Motivasyon | Potansiyel Eylemler | Riskler |
|---|---|---|---|
| ABD | İran’ın nükleer programını engellemek, Husi saldırılarını caydırmak (Trump’ın “iç düşman” odaklı iç politikası da etkili). | Hava saldırıları, THAAD desteği, yaptırımlar. | Bölgesel yayılma (Irak, Lübnan), petrol fiyatlarında %0.5 küresel büyüme düşüşü (IMF tahmini). |
| İngiltere | Müttefik desteği, Kızıldeniz ticaretini korumak. | Hava/deniz devriyeleri, yaptırımlar. | ran’ın İngiltere’deki misilleme tehditleri (casusluk iddiaları). |
| İsrail | İran’ın “varoluşsal tehdidini” yok etmek, Husi drone’larını önlemek. | Hedefli hava saldırıları (nükleer tesisler, üsler). | İran’ın altyapı misillemesi, Husi-İran koordineli saldırılar. |
| İran | Savunma ve misilleme, “Direniş Ekseni”ni korumak. | Füze yağmuru, Husi koordinasyonu. | Ekonomik çöküş, iç isyanlar (700 casus tutuklaması). |
| Husiler | Filistin dayanışması, İran desteğiyle ticaret yollarını bloke etmek. | Tanker saldırıları, İsrail’e drone/füze. | ABD/İsrail hava bombardımanları, Yemen iç savaşı yenilenmesi. |
Sonuç:
Hazırlık Var, Ama Tam Çatışma Belirsiz
Evet, ABD, İngiltere ve İsrail’in koordineli bir hazırlık içinde olduğu görülüyor – özellikle ABD’nin tanker yığınağı ve THAAD konuşlandırması, Haziran benzeri bir operasyonu işaret ediyor. Ancak bu, tam ölçekli bir savaştan ziyade “önleyici” bir darbe olabilir (İran’ın füze stoklarını azaltmak için). Trump yönetimi, Venezuela ve Afganistan gibi diğer cepheleri de yönetirken, İran’ı “tedbirli” bir hedef olarak görüyor.
Öte yandan, İran ve Husiler’in misilleme kapasitesi (binlerce füze, drone filosu) yeni bir savaşı bölgesel felakete dönüştürebilir – Kızıldeniz trafiği zaten %200 artmış durumda, petrol fiyatları yükselebilir.Bu spekülasyonlar, resmi açıklamalarla doğrulanmadı; ancak gerilim Ekim yaptırımları öncesi zirvede. Diplomatik arayışlar (Çin arabuluculuğu gibi) devam etse de, tırmanma olasılığı yüksek.
Kaynak: Musitem Haber
