Yemen’deki Husiler Salı günü, Exxon Mobil, Chevron ve ConocoPhillips gibi büyük ABD petrol şirketlerini Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde hedef alma niyetlerini açıkladı. Bu karar, Umman’ın arabuluculuğunda Trump yönetimiyle varılan ve ABD bağlantılı gemilere saldırıları yasaklayan önceki bir ateşkesi geçersiz kılıyor.
Husi bağlantılı İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi (HOCC), web sitesinde yayınlanan bir açıklamaya göre, Sana’da 13 ABD şirketi, dokuz yönetici ve iki gemiyi çatışmaya tabi düşmanca oluşumlar olarak belirledi. Hedef alınan oluşumlar potansiyel saldırılarla karşı karşıya, ancak bu eylemlerin ateşkes anlaşmasını ihlal edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor.
İran destekli Husiler, 2023’ten bu yana İsrail-Gazze çatışmasında Filistinlilerle dayanışma gerekçesiyle, İsrail’e bağlı oldukları Kızıldeniz gemilerine çok sayıda saldırı düzenledi.
Husi güçleri ile bağlantılı olan İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi (HOCC), 13 ABD şirketine, 9 yöneticiye ve 2 gemiye yaptırım uygulandığını açıklayarak, yaptırım listesine alınan varlıkların “çatışma ilkesine uygun olarak ele alınacağı” aktarıldı.
Husiler’in söz konusu şirketlere ait gemileri “düşman varlıklar” olarak tanımlandığı ve hedef alabileceği belirtildi.
Yemen’deki İran destekli Husiler, ABD Başkan Donald Trump yönetimi ile Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde seyreden ABD bağlantılı gemilere saldırmamak üzere ateşkes anlaşmasına varmıştı.
Husiler, Kasım 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları nedeniyle 100’den fazla gemiye saldırdı.
2025’te Husilerin ABD’li Petrol Şirketlerine Ait Gemilere Yönelik Tehditleri
Yemen’deki İran destekli Husiler (Ansarallah), 30 Eylül 2025 tarihinde, daha önce ABD ile varılan ateşkes anlaşmasına rağmen, ABD’li petrol şirketlerine ait gemileri “düşman varlıklar” olarak tanımlayarak hedef alacaklarını duyurdu. Bu açıklama, Husilerin İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi (HOCC) aracılığıyla yayınladığı bir bildiriyle geldi. HOCC, Husiler ile ticari deniz taşımacılığı operatörleri arasında bağlantı kuran bir birim olarak biliniyor ve 13 ABD şirketi, 9 yönetici ile 2 gemiye “yaptırım” uyguladığını ilan etti. Bu varlıkların “çatışma ilkesine göre ele alınacağı” belirtilerek, doğrudan saldırı tehdidi ima edildi.
Hedef Olan Şirketler ve Gerekçe
HOCC’nin listesinde şu ABD’li petrol ve nakliye şirketleri yer alıyor:
- Exxon Mobil
- Chevron
- ConocoPhillips
- Diamond S Shipping (ve diğer nakliye firmaları)
Husiler, bu şirketleri “İsrail’e destek veren” ve “ABD’nin Yemen’e yönelik saldırılarında rol oynayan” yapılar olarak suçluyor. Duyuruda, gemilerin Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Bab el-Mendeb Boğazı’ndaki rotalarında “meşru hedef” sayılacağı vurgulandı. Bu, Kasım 2023’ten beri Husilerin Gazze’deki çatışmalara destek amacıyla başlattığı deniz ablukasının bir uzantısı olarak görülüyor.
Arka Plan: 2025’teki Gelişmeler
- Ateşkes ve İhlal: Husiler, 2025’in başlarında ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde ABD bağlantılı gemilere saldırmama konusunda ikili bir ateşkes anlaşması yapmıştı. Ancak 30 Eylül 2025’te bu anlaşmanın “ihlal edildiği” belirtilerek, ABD’nin Yemen’deki hava saldırıları ve İsrail’e desteği gerekçe gösterildi.
- Önceki Saldırılar: 2025 boyunca Husiler, 100’den fazla gemiye (çoğunlukla İsrail bağlantılı) füze, drone ve balistik füzelerle saldırdı. İki gemi batırıldı, birkaçı ele geçirildi ve en az 8 denizci öldü. ABD’li şirketlere yönelik spesifik tehditler ise Nisan 2025’te Ras Isa petrol limanına yapılan ABD hava saldırıları sonrası artmıştı (74 ölü).
- ABD Yanıtı: ABD, Husileri “Yabancı Terör Örgütü” (FTO) olarak yeniden tanımladı ve petrol teslimatlarını yaptırımlarla engelledi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 2025’te Husilere karşı 40’tan fazla hava saldırısı düzenledi, ancak Husiler bu saldırılara USS Harry S. Truman gibi ABD uçak gemilerini hedef alarak yanıt verdi.
Küresel Etkiler
Husilerin tehditleri, Kızıldeniz ticaretini (küresel ticaretin %12’si) ciddi şekilde etkiliyor:
- Ticaret Yönü Değişimi: Süveyş Kanalı geçişi %50 azaldı; şirketler (Maersk, BP, Shell) Ümit Burnu rotasını tercih ediyor. Bu, nakliye maliyetlerini %300 artırdı ve petrol fiyatlarını yükseltti.
- Ekonomik Kayıp: 2023-2025 arası $1 trilyonluk mal kaybı tahmin ediliyor. Katar ve Suudi Arabistan gibi LNG ihracatçıları rotalarını değiştirdi.
- Güvenlik Riskleri: ABD ve İngiltere liderliğindeki koalisyon (Operation Prosperity Guardian), Husilere karşı devriye geziyor, ancak saldırılar devam ediyor.
| Dönem | Saldırı Sayısı | Etkilenen Gemiler | Küresel Etki |
|---|---|---|---|
| Kas 2023 – Oca 2025 | 190+ | 2 batırıldı, 1 ele geçirildi | Süveyş trafiği %50 düşüş, petrol fiyatı +%20 |
| Oca – Eyl 2025 | 50+ | ABD savaş gemileri hedeflendi | LNG sevkiyatları %30 kesinti, sigorta primleri x3 |
| Eyl 2025 (Tehdit) | – | ABD petrol gemileri | Potansiyel $500M/gün ticaret kaybı |
Bu tehdit, ABD-İran gerilimini artırabilir ve Husilerin İran’ın “Direniş Ekseni” içindeki rolünü pekiştirir. ABD Savunma Bakanlığı, “Husilerin saldırıları tolere edilmeyecek” uyarısı yaptı, ancak Husiler “eskalasyonla karşılık vereceğiz” diyor.
Husilerin İran Bağlantıları
Yemen’deki Husi hareketi (Ansarallah), İran ile güçlü bağlara sahip bir Şii-Zeydi silahlı gruptur. Bu bağlantılar, ideolojik, maddi, askeri ve stratejik düzeyde şekillenmiştir. Aşağıda Husilerin İran ile ilişkilerinin temel unsurları özetlenmiştir:
1. İdeolojik Bağlantı
- Zeydi Şiiliği: Husiler, Yemen’in kuzeyinde yaygın olan Zeydi mezhebine mensuptur. İran’ın Şii İslam anlayışıyla (Caferi/On İki İmam Şiiliği) tam örtüşmese de, Husilerin “anti-emperyalist” ve “anti-Siyonist” söylemleri, İran’ın “Direniş Ekseni” ideolojisiyle uyumludur.
- İran Devrim Modeli: Husiler, İran’ın 1979 Devrimi’nden ilham alarak, ABD ve İsrail karşıtı bir söylem geliştirmiştir. Liderleri Abdülmelik el-Husi, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in söylemlerini yankılar.
2. Askeri Destek
- Silah Tedariki: İran, Husilere balistik füzeler, insansız hava araçları (İHA), anti-gemi füzeleri ve patlayıcılar sağlıyor. Örneğin:
- Quds-3 füzeleri ve Shahed-136 dronları, İran menşeli tasarımlardır.
- 2023-2025 arasında Kızıldeniz’deki gemi saldırılarının çoğunda İran yapımı silahlar kullanıldı.
- Eğitim ve Danışmanlık: İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) bağlı Kudüs Gücü, Husi militanlarına Yemen ve Lübnan’da (Hizbullah kamplarında) eğitim veriyor. Taktiksel planlama ve füze teknolojisi transferi bu eğitimlerin parçası.
- Deniz Operasyonları: Husilerin Kızıldeniz’deki sofistike gemi saldırılarının (ör. USS Harry S. Truman’a yönelik tehditler) İran’ın teknik desteğiyle gerçekleştirildiği değerlendiriliyor.
3. Maddi ve Lojistik Destek
- Finansman: İran, Husilere doğrudan mali yardım sağlıyor, ancak miktarları tam bilinmiyor. Bu fonlar, petrol kaçakçılığı ve İran’ın Körfez’deki ağları üzerinden aktarılıyor.
- Lojistik Ağı: İran, Umman ve Eritre gibi ülkeler üzerinden Yemen’e silah sevkiyatı yapıyor. BM raporlarına göre, 2015-2025 arasında çok sayıda İran silahı Yemen’de ele geçirildi.
4. Stratejik İşbirliği: Direniş Ekseni
- Husiler, İran’ın desteklediği “Direniş Ekseni” ittifakının bir parçasıdır. Bu ittifak, Hizbullah (Lübnan), Hamas (Filistin), Irak’taki Şii milisler ve Suriye rejimini içerir.
- Gazze Bağlantısı: Husiler, 2023’ten beri Gazze’deki çatışmaları gerekçe göstererek Kızıldeniz’de İsrail, ABD ve İngiltere bağlantılı gemilere saldırıyor. Bu, İran’ın İsrail’e karşı vekil savaş stratejisinin bir uzantısı.
- Bölgesel Hedefler: İran, Husileri kullanarak Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkelerine baskı uyguluyor. 2019’daki Aramco saldırıları ve 2025’teki Ras Isa limanı olayları bu stratejinin örnekleri.
5. Uluslararası Perspektif
- ABD ve Batı: ABD, Husilerin İran’dan aldığı desteği gerekçe göstererek 2024’te onları yeniden “Yabancı Terör Örgütü” listesine aldı. İran’ın Husi desteği, ABD-İran gerilimini körüklüyor.
- BM Raporları: 2020-2025 arası BM Güvenlik Konseyi raporları, İran’ın Husi silah programına katkısını belgeledi. Ancak İran, bu desteği “insani yardım” olarak reddediyor.
- Suudi Arabistan: Husilerin İran destekli saldırıları, Yemen’deki Suudi liderliğindeki koalisyonun başarısızlığına yol açtı. 2023’te Çin’in arabuluculuğunda Suudi-İran normalleşmesi sonrası bile Husi saldırıları devam etti.
6. 2025’teki Durum
- Tehditlerin Artışı: Husilerin 30 Eylül 2025’te ABD’li petrol şirketlerine yönelik tehditleri, İran’ın onayıyla veya teşvikiyle yapıldığına dair güçlü göstergeler taşıyor. İran, Kızıldeniz’deki kaosu ABD’ye karşı bir koz olarak kullanıyor.
- Hizbullah ile Koordinasyon: Lübnan’daki Hizbullah’ın Husi liderlerine taktiksel danışmanlık yaptığına dair istihbarat raporları mevcut.
- Diplomatik Çıkmaz: İran, Husiler üzerinden Yemen’de dolaylı bir kontrol sağlarken, doğrudan müzakerelerden kaçınıyor. Bu, uluslararası toplumun Husi krizine çözüm bulmasını zorlaştırıyor.
| Bağlantı Türü | ||
|---|---|---|
| İdeolojik | Anti-emperyalist söylem, Şii dayanışması | Gazze için Kızıldeniz ablukası |
| Askeri | Füze, drone, eğitim | Quds-3, Shahed-136, Kudüs Gücü |
| Maddi | Finansman, petrol kaçakçılığı | BM tarafından tespit edilen sevkiyatlar |
| Stratejik | Direniş Ekseni, vekil savaş | Aramco saldırıları, USS Truman tehdidi |
Sonuç
Husilerin İran ile bağlantıları, Yemen’deki iç savaşı bölgesel bir vekalet savaşına dönüştürmüştür. İran’ın sağladığı silahlar, eğitim ve finansman, Husilerin Kızıldeniz’deki tehdit kapasitesini artırmış, küresel ticaret ve enerji güvenliğini riske atmıştır. 2025’te bu bağların daha da güçlendiği, özellikle ABD ve İsrail karşıtı eylemlerde belirginleştiği görülüyor.
Kaynak: Musitem Haber




